12/28/2014

Tezahür ettirme nasıl işliyor?


Neden istediklerimi tezahür ettiremiyorum? Neden hep aynı sorunlar tekrarlanıyor? Kısır döngüden nasıl çıkabilirim? İçinde bulunduğum durumu nasıl değiştirebilirim? Ben nasıl değişirim?
Bashar cevaplıyor.

Katılımcı: Merhaba Bashar. Bizimle burada olduğun  için teşekkürler.

Bashar: Merhaba!

Katılımcı: Bugün yaşamımız süresince belli dersleri öğrenmemiz gerektiğinden, bunları öğrenmediğimiz sürece ilerlememizin mümkün olmadığından söz ettiniz. Peki o zaman tezahür nasıl işliyor?  Yani belli bir dersi öğrenmediğimiz sürece tezahür ettirmek veya tutkulu şekilde inanmak veya tutkulu olmak sonuç vermiyor mu?

Bashar: Bu soruya evet demek mümkün, ama bu aslında öğreneceğiniz dersin de bir parçası. Daha doğrusu size engel gibi görünen bir şeyi keşfetmek için kendinize izin vermeniz zaten dersin kendisidir.  Konuyu tüm boyutlarıyla keşfettikçe, engel olarak deneyimlemeniz için karşınıza çıkan enerjiyi tutkuya dönüştürsünüz. Yani hepsi birbirine bağlı. Hepsi aslında aynı şey, bütünün parçaları. Sizin deneyimlemek için seçtiğiniz tüm konular tutkularınıza dönüşme potansiyeli taşır. Hangisini nasıl dönüştüreceğiniz tamamen size kalmış.

Katılımcı: Peki. Ama ben yaklaşık 10 yıldır içinde bulunduğum kısır döngüden kurtulamıyorum.

Bashar: Nasıl bir kısır döngü bu?

Katılımcı: Tezahür ettiremiyorum.

Bashar: Bir defa tezahür ettirememek diye bir şey yoktur. Her zaman bir şeyleri tezahür ettirirsiniz.

Katılımcı: Haklısınız.

Bashar: Şimdi tezahür ettirebildiğinizi kabul ediyorsunuz, değil mi?

Katılımcı: Evet, ama sürekli aynı şeyi tezahür ettiriyorum.

Bashar: Peki bu size ne öğretiyor? Sürekli tezahür ettirdiğiniz şey nedir?

Katılımcı: Bir türlü geçmeyen bir rahatsızlık

Bashar: Nasıl bir rahatsızlık?

Katılımcı: Gizemli hastalık diye isim taktım, çünkü kimse teşhis koyamıyor.

Bashar: Gizemli hastalık, öyle mi? Peki size bir soru sorabilir miyim?

Katılımcı: Elbette

Bashar: Önce sizi biraz muayene edeceğim. Biraz da tahlil yapacağım. İzin verirseniz tabii.

Katılımcı: Elbette izin veriyorum.

Bashar: Peki bir bakalım,"tap tap". Şu kalbinizi de bir dinleyelim "küt küt küt küt". Güzel. Farklı bir şey tezahür ettirmek için- ben buna girişim diyeceğim- bir girişimde bulunduğunuzda ve bu şey tezahür edeceğine yine eskisi tekrar ettiğinde ne hissediyorsunuz?

Katılımcı: Şahsen kendimi yetersiz ve başarısız hissediyorum, çünkü çekim yasasına inanıyorum.

Bashar: Çekim yasası nedir? İşte size sorum bu. Çekim yasası nasıl çalışıyor?...... Belki de anlamıyorsunuzdur?

Katılımcı: Sanırım anlamıyorum.

Bashar: Peki. Duygularınızın dış dünyadan etkilenmemesi gerektiğini söylediğimizi duymuş muydunuz?

Katılımcı: Duydum.

Bashar: Duydunuz demek...

Katılımcı: Evet. Zaten bu konuda pek çok kaynak aynı şeyi söylüyor.

Bashar: Ama buna rağmen...

Katılımcı: Evet hala neden istediğimi tezahür ettiremediğime takılıyorum.

Bashar: Aynen. O zaman neden bir kısır döngüde olmayı yadırgıyorsunuz? Tekrarların nedeni ortada. Duygularınızı yaşadığınız gerçeklere bağlamış olduğunuzu fark etmeniz için tekrar ediyorlar. Oysa duygularınızın olup bitenden etkilenmemesine karar vermeniz gerekiyor. Çünkü dışınızda her ne olursa olsun içinizde hep coşku duyacağınız konusunda verdiğiniz  karar, gerçekten değiştiğinizin işaretidir, çünkü bu değişim dış dünyaya bağlı değildir.
Çünkü dış dünyaya hayal kırıklığı ve kızgınlıkla tepki vermeye devam ediyorsanız, aslında değişmediğiniz gerçeğini güçlendirirsiniz, dolayısıyla dış dünyanın da değişmesi gerekmez. Bu bir paradokstur. Eğer dış dünyanızın değişmediği fikrine uygun tepki veriyorsanız, siz de değişmemişsinizdir. Bu nedenle dış dünya da değişemez. Çünkü siz aslında değişmemişsinizdir. 
Değişimin en belirgin işareti dış dünyada hiçbir değişiklik olmadığı halde sizin farklı tepki vermenizdir. İşte o zaman siz değişmiş olursunuz, çünkü artık dış dünyanın etkisi sizin için önemini kaybetmiştir. Siz nasıl hissedeceğinize, nasıl biri olacağınıza, nasıl hareket edeceğinize kendiniz karar verirsiniz. Çünkü. Neden mi? Çünkü! Nedeni bu. Çünkü bu sizin seçiminizdir. Sizin tercihinizdir. Başka bir nedene veya gerekçeye ihtiyacınız yok. Dış dünyadaki koşullar ne olursa olsun, hissetmek istediğinizin dışında bir şey hissetmeniz için hiçbir neden yok. 
İşte bunu yapabildiğiniz zaman, ancak o zaman, dış dünyaya bunu yansıtma fırsatı verirsiniz. Ama içinizdeki sözde değişimin dış dünyaya yansımasını bekliyorsanız veya böyle bir düşünceye saplanmışsanız, bu sizin değişmediğinizi gösterir. Dolayısıyla dış dünya da değişmez.

Katılımcı: Peki.

Bashar: İşte sizin yarattığınız kısır döngü bu. Sürekli tekrarlanmasının nedeni bu. Çünkü siz “ben değiştim” diyorsunuz, ama bir yandan da dış dünyayı kontrol ederek bunun doğrulanmasını bekliyorsunuz. Oysa böyle bir şeye ihtiyaç duymadan “bu doğrudur” diyebilmelisiniz. “Etrafımda olup bitenden bağımsız olarak ben coşkulu bir insanım”, diyebilmelisiniz. Durum ne olursa olsun. O zaman değiştiniz demektir. O zaman dış dünyanız sizi yansıtabilir. Anlatabildim mi?

Katılımcı: Kesinlikle.

Bashar: Dünyevi gerçekliğinizde olup bitenlerden tamamen bağımsız olarak, istediğiniz, seçtiğiniz bir frekans olma yeteneğine sahip olduğunuzu hissedebiliyor musunuz?

Katılımcı: Evet son birkaç haftadır bir şekilde bu bilgi bana açıldı ama bunu uygulamakta fazlasıyla zorlanıyorum.

Bashar: Tebrikler! Nedense pek çoğunuz yıllardan beri kendinizi gelişim açısında henüz yuva aşamasında kabul ediyorsunuz. Bu çok yanlış. Dünya bir Üstadlık okuludur. Sizler öyle güçlüsünüz ki dünya üzerindeki karanlığı ve zorluğu, ışığa ve kolaylığa dönüştürmeyi seçtiniz. Dünya bir Yüksek okuludur. Yuva değildir. Elbette zorlanacaksınız. Ama bu sorun değil çünkü bunun altından kalkabilecek güçtesiniz, zaten bu yüzden dünyada olmayı seçtiniz. Üstadların sınıfındasınız, asla kendinizi bunun aşağısında düşünmeyin. Hepiniz Üstadlık unvanı alarak mezun oluyorsunuz. Bunu anlayabildiniz mi?

Katılımcı: Evet.

Bashar: Yani ödevleriniz sizi zorlayabilir, Sorun yok. Hepsinin üstesinden gelirsiniz. Bir çözüm bulursunuz. Bizim size güvenimiz var, ama asıl soru...(Bashar katılımcıya döner)

Katılımcı: Benim kendime güvenim var mı?

Bashar: Teşekkür ederim. Yıldızlı aferin aldınız!(gülüşmeler)

“Dialogues with the future self” toplantısından alıntı, youtube yayın tarihi 19 Aralık 2014
http://www.youtube.com/watch?v=nTj7AH25nZw&index=2&list=FLIBWqNB3ARb830x807R1dTQ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder