Ego nasıl fark edilir? Ruhsal yolculuğunuz sırasında karşınıza nasıl tuzaklar çıkabilir? Alınganlık ve öfke neden kaynaklanır? Ben imajı nedir? Neden savunmaya geçeriz? Spiritüellik bir imaj mıdır?
Eckhart Tolle cevaplıyor: 3 Haziran 2014 konuşmasından alıntı
Tüm öğretiler aslında sadece birer yönlendirme işaretidir.
Bu nedenle herhangi bir öğretiyle özdeşleşmenize gerek yok. Spiritüel yolculuğunuz
sırasında bu tür tuzaklar karşınıza çıkabilir. Belli bir öğretiyi benimsediniz
varsayalım. Örneğin birisi "Budistim" diyor, bir başkası "Sufiyim" diyor sonra
birisi çıkıyor Budistim diyene "ben Zen Budistim, sen Terravadasın, Zen daha üst
bir öğreti" diyebiliyor. Yani bazı imajlar devreye girebiliyor. Bunlarla
kendinizi özdeşleştirirseniz onlar karşınıza engel olarak çıkabilirler.
Ego
ruhsal yolculuğunuzun herhangi bir aşamasında karşınıza dikilebilir. Ego burada
zihninizde sizin kim olduğunuzu tamımlayan yeni bir imajın oluşmasını sağlar.
Ego kendini açık seçik belli etmez, onu ancak karşılaştırmalarla
deneyimleyebilirsiniz, çünkü ego kendisini kıyaslamaya bayılır. Kıyaslama
aslında doğrudan egonun hizmetindedir.Ego sürekli olarak kendini başkalarıyla
gizliden gizliye karşılaştırır ve kendini içinizdeki aşağılık duygusu veya
üstünlük duygusuyla belli eder. Her iki hal de egodur. Evet, “ben o kişi kadar
iyi değilim, bilgili değilim, yetkin değilim” duygusu egodan kaynaklanır, “ben
o kişiden daha spiritüelim, ondan çok daha uzun süredir bu konuda çalışıyorum,
benim eğitim verme şeklim o kişiden daha iyi” düşünceleri ise üstünlük egosunun
etkisidir. Hatta kendinize spiritüel bir imajı uygun gördüğünüzde egonun sahneye
çıkmasına zemin hazırlamış olursunuz.
Kendinizi spiritüel olarak nitelendirmeniz, spiritüel bir
hayat sürmeye çalışmanız da bir ego tuzağıdır. O zaman giderek
bilinçsizleşirsiniz, çünkü ego bilinçsizliğe yöneltir. Düzenli olarak
meditasyon yapmaya devam etseniz bile, kendinizi belli bir imajla
özdeşleştirdiğiniz için, içinizden “yok sen o kadar spiritüel değilsin” diyen
sesler yükselmeye başar. Bunları bir kenara itmeye başlarsınız. Örneğin öfke
artık ben imajınıza uygun değilse, kenara itersiniz. Oysa kenara itmeye
çalıştığınız öfke giderek daha kabarır, tıpkı tenceredeki su kaynadığında
kapağını itmeye başlaması gibi, bir süre sonra zapt edilemez hale gelir. O zaman
da ya ani bir öfke nöbetine yakalanırsınız ya da derin bir depresyona
girersiniz. Hristiyanlar örnek bir hayat sürmek için çok çaba göstermişlerdir.
İnançlı bir Hristiyan imajına uygun olmayan ne varsa kenara itmek için çabalamıştır, ama bunu sonsuza kadar yapmak mümkün değildir. Mutlaka bir noktada
geri teper ve tüm gücüyle kendini hissettirir. Bu geri tepme öfke patlaması,
endişe, depresyon, karanlık duygular şeklinde olabilir.
Oysa var olmak ben imajlarından arınmış olmaktır, çünkü aksi
halde zihin devrededir ve sizi sürekli şartlamakla uğraşır. Size kim olduğunuzu
teyit eden imajlardan arınmalısınız. Zaten böyle bir şeye ihtiyacınız da yok.
Onun için hep hayvanların eşsiz birer öğretmen olduğunu söylerim, çünkü ben
imajları yoktur. Onlar oldukları gibidir, kendileridir. Doğal ve anlık hareket
ederler, hatta hayat onların aracılığıyla ifade bulur diyebiliriz. Elbette
kendi biçimleri ile sınırlıdırlar, ama yine de kaynakla bağlantıları sıradan
insanlardan çok daha güçlüdür, daha doğrudandır. İşte bu nedenle hayvanları
izlemek çok yararlıdır, çünkü ben imajından arınmışlardır, sadece
kendileridirler. Doğal haldedirler.
İşte bizlerin de
tekrar dönmeye çalıştığı hal, Hindistan’da çok güzel ifade ettikleri gibi, doğal
halimizdir. İnsanlığın çok uzun bir süre önce kaybetmiş olduğu doğal hali. İşte
harika olan da bu sizler tekrar bu asıl halinize dönüyorsunuz. Yeni bir ben
imajı oluştuğunda veya eski bir ben imajı tekrar kendi belli ettiğinde bunu
fark edin. Onu görün. Her zaman kıyaslamaların farkında olun. Kıyaslama sadece
egoya hizmet eder. Yani “daha iyi” veya “daha kötü” ifadelerine dikkate edin,
bunlar egodur, çünkü bunlar sizin bir ben imajı aracılığıyla yaşadığınızın
işaretidir. Alınganlık ve savunmaya geçme eğilimi egonun başka şekilleridir.
Birisi sizin inandıklarınızı, sözlerinizi eleştirdiğinde veya sizin ben imajınızla
özdeşleştirdiklerinizi sorguladığında verdiğiniz bu tepkiler egonun işidir. Savunmaya geçtiğiniz hallerinize dikkat edin. Her zaman bir imajı
savunduğunuzu fark edin, çünkü doğal halinizin hiçbir savunmaya
ihtiyacı yoktur. O saldırı ve yargı ötesindedir. Bu nedenle kendinizi
gözlemleyin. Gözlemlediğinizde yani farkında olduğunuzda artık o bilinçsizlik
halinin tutsağı olmaktan kurtulursunuz. Belli bir ben imajının zihninizde
belirdiğini ve sizin bununla kendinizi özdeşleştirdiğinizi fark ettiğinizde,
işte o anda, içinizdeki koşulsuzluk devreye girer. Birden uyanırsınız. Belli
bir görüşünüz nedeniyle savunmaya geçtiğinizi gözlemlerseniz, bu spiritüel bir
konu bile olabilir, çünkü o görüşle kendinizi özdeşleştirmişsinizdir. Yani
zihninizde bir ben imajı oluşmuştur ve savunmaya ihtiyaç duyan budur. Burada
“Course in Miracles(mucizler kursu)” kitabındaki bir ifade aklıma geldi, kitaptaki
harika açıklamalardan bir tanesi: Herhangi bir konuda savunmaya geçtiğiniz her
seferinde kendinizi bir ilüzyonla özdeşleştirdiğinizi bilmelisiniz.
Eckhart Tolle kimdir?
Eckhart Tolle yazdığı kişisel gelişim ve spiritüel konulardaki
kitapları ile ünlenmiş bir yazardır. “Şimdinin Gücü” Eckhart Tolle’nin yazdığı
ve 33 dile çevrilen en ünlü kitabı. Eckhart Tolle meditasyon eğitimleri veriyor. Acı
bedeni ve ego ile ilgili konulara ağırlık veriyor. Ayrıca anda yaşamayı
öğretiyor. Eckhart Tolle’ye göre anda yaşamak hayatınızı her bakımdan daha iyi
hale getirmenizi sağlıyor. Buna başka insanlarla kurduğunuz ilişkilerin
iyileştirilmesi olduğu kadar depresyon ve kaygı gibi zihinsel sorunların
iyileştirilmesi de dahil.
Course in Miracles/Mucizeler Kursu nedir?
Bu Helen Schucman tarafından yazılmış olan ve William
Thetford’un edit ettiği bir kitaptır. Konusu kişisel bir ruhsal dönüşüm
incelemesidir. Üç bölümden oluşmuştur: Metin, Ders Notları ve Öğretmenler için
El Kitabı. 1965-1972 yılları arasında yazılmış olan bu kitap önce fotokopiler
olarak dağıtılmış 1976 yılında ise kitap olarak basılmıştır.
Çeviri: Özden Öke
Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=Tw9w8aRbC5M&list=FLIBWqNB3ARb830x807R1dTQ&index=5

