Lee Carroll aracılığı ile Kryon mesajları: 6 Aralık 2014,
Basel İsviçre
Kanallık nedir? Şifacı nasıl iyileştirir? Yüksek Benlik ile
Ruh arasındaki fark nedir? Ruh nedir? Ruhunuz ile nasıl bağlantı kurarsınız?
Kryon cevap veriyor.
Merhaba. Ben manyetik hizmetten Kryon’um. Kanallık yönteminin
sandığınızdan çok daha yaygın olduğunu biliyor musunuz? Ben kimlerin burada
olduğunu biliyorum ve bu odada kanallık işleyişinin nasıl gerekleştiğini
bilenler olduğunun farkındayım. Şifacı hastasına yaklaştığında bir iletişim
başlar. Bu kanallıktır ve şifacı bunu bilir. Bazen şifacı kenara çekilir ve
ihtiyaç duyduğu bilgi, karşısındaki hastadan tetiklenerek olan akar. Sonra birlikte
denge ortamını, enerjilerin dansını, başlatırlar ve kanallık başlar.
Yani şifacılık yapan kişi ile kanallık yapan kişi aslında
aynı işi yaparlar. Her ikisi de kanallık yapar, sadece yapma şekilleri
farklıdır. Şifacılar iyileştirmez. Dengeler. Hiçbir insan bir başkasını
iyileşmesi için zorlayamaz. Ancak pek çok hasta denge ister, çünkü onlara
dengelenme sunan şifacının yardımıyla kendilerini iyileştirirler. Şifanın
gerçekleşmesi için böyle bir ortak çalışmaya ihtiyaç vardır ve şimdi
duyduklarınızın da benzer etkisi vardır. Bu mesaj aktarılırken dengeleyici
enerji ortamı oluşuyor.
Verdiğim mesaj, sevgili dostlar, enerji yüklü ve bu enerji
size, tıpkı şifacıların yaptığı gibi, düşünce sürecinizdeki tıkanıkları
temizlemeye yardımcı olan bir denge sunuyor. Bu temizlik sayesinde bir karar verebilir ve farkındalığın değişik
bir basamağına geçebilirsiniz. Bunu zihnin şifalandırılması gibi düşünebilirsiniz.
Bu sizin özgür seçiminiz. Çoğunlukla mesaj gerçekliğin enerjisini taşır ve
perdeyi bir an için aralayarak denge oluşmasını sağlar. İşte bu gece bunu
yapacağız. Bu uzun bir kanallık olmayacak, ama tamamen farklı bir etki
yaratacak, çünkü pek değinmediğimiz ir konuyu ele alacağız.
Insan Ruhu
Sizlere aylardır içinde bulunduğumuz değişim süreciyle
ilgili bilgiler aktarıyoruz. Aslında bu bilgi akışına 2012 yılından çok önce
başlamıştık. 2013 yılı boyunca ve 2014’de sizlere bu değişimin pek çok farklı
özellikleri hakkında bilgi verdik. Bu süreçte atacağınız adımlarla ilgili
önerilerde bulunduk. Çevrenizdeki enerjilerle ilgili bilgiler verdik ve nelere
hazırlıklı olmanız gerektiğini anlattık. Ayrıca sizleri çevreleyen karanlık ve
olumsuz enerjiler karşısında umutsuzluğa kapılmamanız konusunda sizi uyardık. İçinde
bulunduğunuz aşamanın ışık ile karanlık arasındaki son mücadele olduğunu
söyledik. Düşük bilinçe sahip olan ne varsa hepsinin hızla öne çıkacağını ve
tüm güçleriyle karanlık ve çirkin yönlerini sergileyeceklerini bildirdik.
Bahçenizde uzun zaman aynı yerde durmuş olan taşları farklı
bir yere taşıdığınızda ne olur? Onların altındaki, karanlıkta gizli, her şey
ışığı görür görmez hareketlenir. Oysa siz onların orada saklanmış olduklarını
bilmeseniz bile onlar hep oradaydı. Bir süre önce sizlere bu karanlık olayların
tam bu zamanda oluşacağını bildirmiştik. Onları haberlerde göreceğinizi, ama
çaresizliğe kapılmamanız gerektiğini ısrarla vurgulamıştık. Tüm bunları huzur
içinde karşılayabilmeniz için size yöntemler aktarmıştık ve sağduyulu ve iyimser
kalmanızı istemiştik. Ancak Ruh hakkında konuşmadık, daha doğrusu bu açılımını
ele almadık.
Yüksek Benlik ile Ruh
arasındaki fark nedir?
Bir defa Yüksek Benlik sizin eşsiz bir parçanız. O bizlerin
“üzerinde isminizi taşıyan Tanrı çorbası” olarak adlandırdığımızın bir
parçanız. Akaşanızın (Ruhunuzun yolculuk kayıdınızın) bir parçası. Bu sizsiniz,
bu gezegende yolculuğunu sürdüren Tanrı’nın siz olan parçası. Şunu bilmeniz
önemli: Her beden alışınızda aynı Yüksek Benliğiniz sizinle gelir. Nasıl bir
dosta sahip olduğunuzu anladınız mı şimdi? Yüksek Benliğiniz tüm hayatlarınızı
sizinle birlikte geçirdi. Yüksek Benliğinizle bağlantı kurduğunuzda tüm
insanlık ailesiyle bağlantı kurarsınız, bildiğiniz ve tanıdığınız herşeyle.
Akaşa sizin öğrenmiş ve deneyimlemiş olduğunuz herşeyin kaydı. Doğal
sisteminizin bir parçası, bu aynı zamanda Yüksek Benliğinizin de bir parçası.
Dünya gezegeni üzerinde olmadığınızda Yüksek Benliğiniz de olmaz. Yüksek Benlik
tamamen gezegen üzerindeki insanlığın dualitesine ait bir şeydir.
Ruh nedir?
Şimdi Ruh ile ilgili konuşmak istiyorum, çünkü Ruh, Yüksek
Benlikten tamamen farklı. Şu konuyu açıklığa kavuşturalım: eski enerjilerde kendi
ruh parçalarıyla bağlantı kurabilen insanlar çok değildi. Ruh parçası onların
bilinç düzeylerinden çok daha yükseklerdeydi ve sadece bir kavramdan ibaretti.
Şimdi yeni enerjiye geçildi (2012 değişimi sonrasında) ve artık bizler yaratıcı
ile bağlantı kurmanızı arzu ediyoruz. Ruh nedir? Neden Yüksek Benlikten
farklıdır? Bunu açıklarken zorlanıyoruz çünkü tüm dillerde kolay anlaşılmayan
kavramlar kullanmamız gerekiyor.
Ruh Tanrının kıvılcımıdır. Sonsuzdur ve sizin Akaşanızı
içermez. Onun yerine yaratıcının imzasını taşır aslında öz olarak sadece bundan
ibarettir. Bazılarınız meditasyon sırasında özünüze daldığınızda onu
hissedebilirsiniz. O sırada öne çıkmaya başlar ve siz onu gerçekten
hissedersiniz. Onun Yüksek Benlik olmadığını bilirsiniz. Daha ötededir, ama insan
olarak çok boyutlu bir varlık olduğunuz için size aittir. Dualiteniz bunu destekler,
çünkü hem bedensel hem de spiritueldir.
Ruh sizinle sözcüklerle veya düşüncelerle sizinle konuşmaz veya
sezgilerinizle iletişim kurmaz . Bundan çok daha üstündür. Perdenin diğer
tarafında da değildir! Sizinledir ve sizin her bir fiziksel parçanızın içine
gizlenmiştir. Sizin güzelliğinizdir, var olan herşeyin muhteşemliğidir. Bazı
özelliklerini sizlere aktarmanın zamani geldi, çünkü artık içinizdeki Ruhu
hissetmek için çalışmaya başlamanızı istiyorum. Bu tür bir iletişim içinde
geçirdiğiniz her an sizi değiştirir. İçinizden bazıları bunu yapabilecek,
bazılarınız ise yapamayacaktır. Hatta aranızda böyle birşey yapmak istemeyenler
bile olacaktır, ama ben istekli olanlara yol göstermeyi arzu ediyorum.
Eğer bu konuyu anlamak istiyorsanız benimle kısa bir mecazi
yolculuğa çıkmanız gerekecek. Şimdi içinizde sonsuz olan bir yere gitmenizi
istiyorum. Burası güvenli ve sadece sizin gidebileceğiniz bir yer. Burası şimdiye
kadar yapmış olduğunuz en derin meditasyonda vardığınız yerdir. Bu yer Ruhunuzu
ve size günlük olarak vermek istediklerini temsil ediyor. Elimden tutun, oraya beraberce
gidelim.
Yolculuk
Hadi beraberce etrafınıza bir göz atalım. İlk
denyimlediğiniz şey nedir? Eğer deneyimlerin bir sırası varsa coşku en başta
gelir. Huzur dolu bir coşku bu, çünkü hayatınızda olup biteni bir kenara
bırakırsanız, Tanrının ve sevginin özü coşkudur. Yoğun ve taşkındır. Bu da
kendileriyle bu şekilde karşılaşanlar göz yaşı dökerler. Yaratıcının sizin
içinizdeki parçasıdır ve sakin ve güvenlidir. Bu kaynağa ne zaman isterseniz
bağlanabilirsiniz, çünkü tamamen size aittir.
Yaratıcının yüzünden gülümseme hiç eksik olmaz. Bunu biliyor
muydunuz? İnsanlık bunu öğrenmeli! Birçok insan Yüce Tanrı’nın dikkatini
çekebilmek için acı çekmeleri gerektiğine inanıyor. Size bir sır vereyim: Coşku
çok daha fazla dikkat çekiyor! Acı çekmek 3. boyuta ait bir insan özelliği.
Kesinlkle yaratıcı olan Tanrıya ait değil. Hiçbir zaman Tanrı’nın rızası için
gerekli bir şart olmadı. Acı çekmek tamamen insanlar tarafından yaratılmış bir
kavramdır. Sevgili dostlar, bir defa daha tekrarlıyoruz: İnsan unsurlarını ve
insan bilinçini sakın ola ki Yüce Tanrı, Yaratıcı Kaynak, saf sevgi dolu Evren
ile bağdaştırmaya kalkışmayın. Tanrı “insan gibi düşünmez”. Ruhunuz Tanrının
özüdür.
Kaç yaşındasınız? Sizin bu parçanızın başlangıcı olmadığı
gibi sonu da yok. Bu sevgi çemberi öylesine mükemmel ki, insan zihninin kavraması
mümkün değil. Ruh, varolan herşeyin yaratıcısı olan, kaynağın bir parçası. Sizi
tüm diğer hayvanlardan ayıran odur, sevgili dostlar. Bu öze daha sık dalmanızı
istiyorum, böylece daha önce bu şekilde ele almadığımız şeyleri daha iyi
deneyimleyebilirsiniz.
Var olan her şey
birdir
Yolumuza devam ediyoruz ve ruhun bir başka özelliğini ele
alıyoruz. Bunu tek bir sözcükle anlatmak mümkün için: birlik. Birlik kadım bir
tanım. Eskiler hep şunu tekrarlardı: “Herşeyle bir ol.” Tüm varolanın kaynağı
Tanrıdır ve sizler bütünle bir olma yeteneğine sahipsiniz. Birlik bir kavram
değil, bir haldir. Bunu hissedebiliyor musunuz? Bu gezegen üzerindeki ızgaranın
bunu hissedebilmeniz için yaratıldığını fark edebiliyor musunuz? Birlik
sayesinde hayvanların, havanın, taşların ve ağaçların enerjisini
hissedebilirsiniz. Ama esas olarak birlik, sizin gibilerin, bu gezegendeki
diğer insanlarla beraber, Tanrı ile bağlantı kurmanıza yardım ediyor.
Birlik ayrılığın zıddıdır. Eski enerji insanları kim
olduklarına karar vermeleri ve ardından kendilerini diğerlerinden ayırmaları
için yardım ediyor. Bu insanlar kendilerini sınıflara ayırıp gruplar
oluşturuyorlar. Sizce bu Tanrının bir özelliği mi? Yaratan böyle olabilir mi?
Evrenin yaratıcısı sizleri diğerlerinden ayırır mı? Siz mükemmel bir
yaratımsınız, yanınızdaki de öyle, onun yanındaki de ve onun yanındaki de.
Üstelik bu “komşunu sev” kavramının da ötesine geçiyor. Bu sizin onlarla aynı
yıldız malzemesinden yapıldığınız anlamına geliyor.
Birlik nedir?
Çoğunuz bunu hissedemiyor. Deneyimlemesi çok üst bir kavram.
Ancak sezilebilir. Bakın: Ruhu sezebilme özelliği geçmişte Şamanlara verilmiş
bir özellikti, şimdi hepinize açıldı. Hepinizin insanlığın birliğini
hissetmenizi istiyorum. Ne yaptıklarına değil, kim olduklarına bakın. Bunu
düşündüğünüzde ve hissettiğinizde etrafınızdaki herşeyi etkilediğini biliyor
musunuz? Yüksek bilinçlilik bir tutkal gibidir- yapışkandır. Çevrenizdekileri
etkiler ve onların sizi dengeli ve duyarlı bir kişi olarak görmelerine yardımcı
olur. Hoşlarına giden ve zevk aldıkları bir şey görürler sizde. Sevgili
dostlar, var olan herşeyle birlik içinde olanları saklamanız mümkün değildir.
Onlar ışıl ışıldır! Işıkları göz kamaştırır ve coşkuyla, birlik içinde
gülümserler.
Mutlak huzur
Ruha giden yolculuğumuz devam ediyor ve onun ikinci özelliğini
fark ediyoruz ve hissediyoruz: Mutlak huzur. Bu sınırlı bir huzur değil,
bireysel bir huzur da değil, geçici de değil. Bu tam ve sonsuz bir huzur.
Kavrayışın dışına taşan bir huzur bu, çünkü mantıklı bir nedene dayanmıyor.
Herhangi bir dış etki nedeniyle oluşmamış, sadece var olduğu için var. Huzurun
kaynağı. Runun özüne bağlandığınızda, hayatınızda ne olursa olsun, herşey
sonsuza kadar mükemmeldir, çünkü bu öz hayatınızla değil, yaradılış ve ötesiyle
bağlantılıdır.
Evrenlerin yaratıldığı ve hayal bile edemediğiniz şeylerin
doğal olduğu yere götürür sizi. İşte
sizler evren yaratıldığında orada- mutlak huzur içinde- olduğunuz için bunun
bir parçasısınız. Bir yer düşünün, drama yok, sorunlar yok, sadece sevgi var ve
siz istediğiniz an bu yere istediğinizde ulaşabiliyorsunuz. İşte bu sizin huzur olan parçanız.
Ait olma
Yolculuğumuz sona yaklaşıyor. Bu konuya da pek değinmedik, bu
sizin kimliğinizle ilgili. Ben buna ait olma diyeceğim. Daha önce defalarca
tekrarladık: yalnız değilsiniz! Ah bunun anlamı sözlerin çok ötesine taşıyor.
Tanrıya ait olmak nasıl birşey? Tanrının parçası olmak nasıl birşey? Coşku ve
birlik ve huzur hepsi sizin ruhunuzun çevreliyor. Yüksek benliğiniz veya epifiz
geçidiniz ya da Akaşanız değil önemli olan. Herşey. Siz zamansız ve sonsuzsunuz
ve ana kaynağa aitsiniz. Yaratıcıya aitsiniz.
Bu ait olma sonsuza kadar ve mutlaktır. Bundan kaçamazsınız
ve kopamazsınız. Tanrı olarak adlandırılan yaratıcı kaynağın bir parçası
olduğunuz için hiçbir zaman ondan ayrı olamazsınız. Bu sizsiniz ve siz bunun
içindesiniz. O nedenle kim olduğunuzu düşünürseniz düşünün her zaman
ailenizlesiniz-sonsuza kadar.
Buna erişebilen başka birşey var mı? Hayır. Ruhunuzun özüne
yaptığımız bu mecazi yolculuk sona ererken şunu söylemenizi istiyorum:
Coşku, birlik, huzur
ve ait olma. Coşku, birlik, huzur ve ait olma. Coşku, birlik, huzur ve ait olma.
Ve böylece sizlere Şamanların sırrını vermiş oldum. Bazen
saatlerce oturup bu kavramları ele alırlardı ve bunları fiziksel insan varlığından
ayrımak veya onunla birleştirmek için uğraşırlardı, çünkü bunları daha belirgin
veya somut hale getirebilecek bir yol ararlardı. Bunların özünü yakalamak ve bu
öze sahip olup onu kullanmak istiyorlardı. Eski enerjide bunları hissetmek ama
dokunamamak ve kullanamamak çok can sıkıcıydı. Şimdi durum değişmeye başladı.
İnsan DNA’sının spiritüel işerliği artıyor ve bu süreçte daha
fazla enerji yüklenebiliyor. Sonunda güzel ve sonsuz ruhun özelliklerini sizler
bedensel olarak tutabilir hale gelebileceksiniz. Üstadlar da bunu yapmıyor
muydu? Evet. Onlara çekilmenizin nedeni işte buydu. Onlarda Tanrıyı
hissediyordunuz ve insanlığın bir parçası olduğunuz için tepki veriyordunuz.
Bugün onlara saygı duyuyorsunuz ve sonsuzluğun yüzüne dokunabilenleri
hatırlıyorsunuz.
Hadi şimdi buraya geri dönün ve bana bakın. Tüm
anlattıklarım sizin parçalarınız. Bugün, ilk defa, bu konuları açtık. Coşku,
birlik, huzur ve ait olma. Şimdi tekrar soruyorum: Kimsiniz? Bu seçkin aletlere
sahip olan sizler, kimsiniz? Size kim olduğunuzu söyleyeceğim.
Elinizi kaldırın ve dilerseniz şu açıklamayı yapın:
“Ben yaratıcı kaynağın
bir parçasıyım. Yaşlı kadar yaşlıyım. Genç kadar gencim. Sonsuzum ve bilgeliğim
hiç bitmez. İnsan olmama rağmen mucizeleri birlikte yaratabilirim, çünkü ruhum
içimde uyanıyor ve Üstadlığın güzelliği artık bana çok yakın. Ben Tanrıyım.”
Sevgili dostlar, küçük bir adım bile önemlidir. Tüm
bedeniniz ve hücreleriniz bu gerçeğe açılmaya hazır. Sizlerden her gün oturup
bu öze dalmanızı istiyorum.
Coşku, birlik, huzur ve ait olma.
Ve öyledir.
Kryon