12/13/2014

Ruh nedir, nasıl bağlantı kurarız?


Lee Carroll aracılığı ile Kryon mesajları: 6 Aralık 2014, Basel İsviçre

Kanallık nedir? Şifacı nasıl iyileştirir? Yüksek Benlik ile Ruh arasındaki fark nedir? Ruh nedir? Ruhunuz ile nasıl bağlantı kurarsınız? Kryon cevap veriyor.

Merhaba. Ben manyetik hizmetten Kryon’um. Kanallık yönteminin sandığınızdan çok daha yaygın olduğunu biliyor musunuz? Ben kimlerin burada olduğunu biliyorum ve bu odada kanallık işleyişinin nasıl gerekleştiğini bilenler olduğunun farkındayım. Şifacı hastasına yaklaştığında bir iletişim başlar. Bu kanallıktır ve şifacı bunu bilir. Bazen şifacı kenara çekilir ve ihtiyaç duyduğu bilgi, karşısındaki hastadan tetiklenerek olan akar. Sonra birlikte denge ortamını, enerjilerin dansını, başlatırlar ve kanallık başlar.
Yani şifacılık yapan kişi ile kanallık yapan kişi aslında aynı işi yaparlar. Her ikisi de kanallık yapar, sadece yapma şekilleri farklıdır. Şifacılar iyileştirmez. Dengeler. Hiçbir insan bir başkasını iyileşmesi için zorlayamaz. Ancak pek çok hasta denge ister, çünkü onlara dengelenme sunan şifacının yardımıyla kendilerini iyileştirirler. Şifanın gerçekleşmesi için böyle bir ortak çalışmaya ihtiyaç vardır ve şimdi duyduklarınızın da benzer etkisi vardır. Bu mesaj aktarılırken dengeleyici enerji ortamı oluşuyor.

Verdiğim mesaj, sevgili dostlar, enerji yüklü ve bu enerji size, tıpkı şifacıların yaptığı gibi, düşünce sürecinizdeki tıkanıkları temizlemeye yardımcı olan bir denge sunuyor. Bu temizlik sayesinde  bir karar verebilir ve farkındalığın değişik bir basamağına geçebilirsiniz. Bunu zihnin şifalandırılması gibi düşünebilirsiniz. Bu sizin özgür seçiminiz. Çoğunlukla mesaj gerçekliğin enerjisini taşır ve perdeyi bir an için aralayarak denge oluşmasını sağlar. İşte bu gece bunu yapacağız. Bu uzun bir kanallık olmayacak, ama tamamen farklı bir etki yaratacak, çünkü pek değinmediğimiz ir konuyu ele alacağız.

Insan Ruhu
Sizlere aylardır içinde bulunduğumuz değişim süreciyle ilgili bilgiler aktarıyoruz. Aslında bu bilgi akışına 2012 yılından çok önce başlamıştık. 2013 yılı boyunca ve 2014’de sizlere bu değişimin pek çok farklı özellikleri hakkında bilgi verdik. Bu süreçte atacağınız adımlarla ilgili önerilerde bulunduk. Çevrenizdeki enerjilerle ilgili bilgiler verdik ve nelere hazırlıklı olmanız gerektiğini anlattık. Ayrıca sizleri çevreleyen karanlık ve olumsuz enerjiler karşısında umutsuzluğa kapılmamanız konusunda sizi uyardık. İçinde bulunduğunuz aşamanın ışık ile karanlık arasındaki son mücadele olduğunu söyledik. Düşük bilinçe sahip olan ne varsa hepsinin hızla öne çıkacağını ve tüm güçleriyle karanlık ve çirkin yönlerini sergileyeceklerini bildirdik.
Bahçenizde uzun zaman aynı yerde durmuş olan taşları farklı bir yere taşıdığınızda ne olur? Onların altındaki, karanlıkta gizli, her şey ışığı görür görmez hareketlenir. Oysa siz onların orada saklanmış olduklarını bilmeseniz bile onlar hep oradaydı. Bir süre önce sizlere bu karanlık olayların tam bu zamanda oluşacağını bildirmiştik. Onları haberlerde göreceğinizi, ama çaresizliğe kapılmamanız gerektiğini ısrarla vurgulamıştık. Tüm bunları huzur içinde karşılayabilmeniz için size yöntemler aktarmıştık ve sağduyulu ve iyimser kalmanızı istemiştik. Ancak Ruh hakkında konuşmadık, daha doğrusu bu açılımını ele almadık.

Yüksek Benlik ile Ruh arasındaki fark nedir?
Bir defa Yüksek Benlik sizin eşsiz bir parçanız. O bizlerin “üzerinde isminizi taşıyan Tanrı çorbası” olarak adlandırdığımızın bir parçanız. Akaşanızın (Ruhunuzun yolculuk kayıdınızın) bir parçası. Bu sizsiniz, bu gezegende yolculuğunu sürdüren Tanrı’nın siz olan parçası. Şunu bilmeniz önemli: Her beden alışınızda aynı Yüksek Benliğiniz sizinle gelir. Nasıl bir dosta sahip olduğunuzu anladınız mı şimdi? Yüksek Benliğiniz tüm hayatlarınızı sizinle birlikte geçirdi. Yüksek Benliğinizle bağlantı kurduğunuzda tüm insanlık ailesiyle bağlantı kurarsınız, bildiğiniz ve tanıdığınız herşeyle. Akaşa sizin öğrenmiş ve deneyimlemiş olduğunuz herşeyin kaydı. Doğal sisteminizin bir parçası, bu aynı zamanda Yüksek Benliğinizin de bir parçası. Dünya gezegeni üzerinde olmadığınızda Yüksek Benliğiniz de olmaz. Yüksek Benlik tamamen gezegen üzerindeki insanlığın dualitesine ait bir şeydir.

Ruh nedir?
Şimdi Ruh ile ilgili konuşmak istiyorum, çünkü Ruh, Yüksek Benlikten tamamen farklı. Şu konuyu açıklığa kavuşturalım: eski enerjilerde kendi ruh parçalarıyla bağlantı kurabilen insanlar çok değildi. Ruh parçası onların bilinç düzeylerinden çok daha yükseklerdeydi ve sadece bir kavramdan ibaretti. Şimdi yeni enerjiye geçildi (2012 değişimi sonrasında) ve artık bizler yaratıcı ile bağlantı kurmanızı arzu ediyoruz. Ruh nedir? Neden Yüksek Benlikten farklıdır? Bunu açıklarken zorlanıyoruz çünkü tüm dillerde kolay anlaşılmayan kavramlar kullanmamız gerekiyor.
Ruh Tanrının kıvılcımıdır. Sonsuzdur ve sizin Akaşanızı içermez. Onun yerine yaratıcının imzasını taşır aslında öz olarak sadece bundan ibarettir. Bazılarınız meditasyon sırasında özünüze daldığınızda onu hissedebilirsiniz. O sırada öne çıkmaya başlar ve siz onu gerçekten hissedersiniz. Onun Yüksek Benlik olmadığını bilirsiniz. Daha ötededir, ama insan olarak çok boyutlu bir varlık olduğunuz için size aittir. Dualiteniz bunu destekler, çünkü hem bedensel hem de spiritueldir.
Ruh sizinle sözcüklerle veya düşüncelerle sizinle konuşmaz veya sezgilerinizle iletişim kurmaz . Bundan çok daha üstündür. Perdenin diğer tarafında da değildir! Sizinledir ve sizin her bir fiziksel parçanızın içine gizlenmiştir. Sizin güzelliğinizdir, var olan herşeyin muhteşemliğidir. Bazı özelliklerini sizlere aktarmanın zamani geldi, çünkü artık içinizdeki Ruhu hissetmek için çalışmaya başlamanızı istiyorum. Bu tür bir iletişim içinde geçirdiğiniz her an sizi değiştirir. İçinizden bazıları bunu yapabilecek, bazılarınız ise yapamayacaktır. Hatta aranızda böyle birşey yapmak istemeyenler bile olacaktır, ama ben istekli olanlara yol göstermeyi arzu ediyorum.
Eğer bu konuyu anlamak istiyorsanız benimle kısa bir mecazi yolculuğa çıkmanız gerekecek. Şimdi içinizde sonsuz olan bir yere gitmenizi istiyorum. Burası güvenli ve sadece sizin gidebileceğiniz bir yer. Burası şimdiye kadar yapmış olduğunuz en derin meditasyonda vardığınız yerdir. Bu yer Ruhunuzu ve size günlük olarak vermek istediklerini temsil ediyor. Elimden tutun, oraya beraberce gidelim.

Yolculuk
Hadi beraberce etrafınıza bir göz atalım. İlk denyimlediğiniz şey nedir? Eğer deneyimlerin bir sırası varsa coşku en başta gelir. Huzur dolu bir coşku bu, çünkü hayatınızda olup biteni bir kenara bırakırsanız, Tanrının ve sevginin özü coşkudur. Yoğun ve taşkındır. Bu da kendileriyle bu şekilde karşılaşanlar göz yaşı dökerler. Yaratıcının sizin içinizdeki parçasıdır ve sakin ve güvenlidir. Bu kaynağa ne zaman isterseniz bağlanabilirsiniz, çünkü tamamen size aittir.
Yaratıcının yüzünden gülümseme hiç eksik olmaz. Bunu biliyor muydunuz? İnsanlık bunu öğrenmeli! Birçok insan Yüce Tanrı’nın dikkatini çekebilmek için acı çekmeleri gerektiğine inanıyor. Size bir sır vereyim: Coşku çok daha fazla dikkat çekiyor! Acı çekmek 3. boyuta ait bir insan özelliği. Kesinlkle yaratıcı olan Tanrıya ait değil. Hiçbir zaman Tanrı’nın rızası için gerekli bir şart olmadı. Acı çekmek tamamen insanlar tarafından yaratılmış bir kavramdır. Sevgili dostlar, bir defa daha tekrarlıyoruz: İnsan unsurlarını ve insan bilinçini sakın ola ki Yüce Tanrı, Yaratıcı Kaynak, saf sevgi dolu Evren ile bağdaştırmaya kalkışmayın. Tanrı “insan gibi düşünmez”. Ruhunuz Tanrının özüdür.
Kaç yaşındasınız? Sizin bu parçanızın başlangıcı olmadığı gibi sonu da yok. Bu sevgi çemberi öylesine mükemmel ki, insan zihninin kavraması mümkün değil. Ruh, varolan herşeyin yaratıcısı olan, kaynağın bir parçası. Sizi tüm diğer hayvanlardan ayıran odur, sevgili dostlar. Bu öze daha sık dalmanızı istiyorum, böylece daha önce bu şekilde ele almadığımız şeyleri daha iyi deneyimleyebilirsiniz.

Var olan her şey birdir
Yolumuza devam ediyoruz ve ruhun bir başka özelliğini ele alıyoruz. Bunu tek bir sözcükle anlatmak mümkün için: birlik. Birlik kadım bir tanım. Eskiler hep şunu tekrarlardı: “Herşeyle bir ol.” Tüm varolanın kaynağı Tanrıdır ve sizler bütünle bir olma yeteneğine sahipsiniz. Birlik bir kavram değil, bir haldir. Bunu hissedebiliyor musunuz? Bu gezegen üzerindeki ızgaranın bunu hissedebilmeniz için yaratıldığını fark edebiliyor musunuz? Birlik sayesinde hayvanların, havanın, taşların ve ağaçların enerjisini hissedebilirsiniz. Ama esas olarak birlik, sizin gibilerin, bu gezegendeki diğer insanlarla beraber, Tanrı ile bağlantı kurmanıza yardım ediyor.
Birlik ayrılığın zıddıdır. Eski enerji insanları kim olduklarına karar vermeleri ve ardından kendilerini diğerlerinden ayırmaları için yardım ediyor. Bu insanlar kendilerini sınıflara ayırıp gruplar oluşturuyorlar. Sizce bu Tanrının bir özelliği mi? Yaratan böyle olabilir mi? Evrenin yaratıcısı sizleri diğerlerinden ayırır mı? Siz mükemmel bir yaratımsınız, yanınızdaki de öyle, onun yanındaki de ve onun yanındaki de. Üstelik bu “komşunu sev” kavramının da ötesine geçiyor. Bu sizin onlarla aynı yıldız malzemesinden yapıldığınız anlamına geliyor.

Birlik nedir?
Çoğunuz bunu hissedemiyor. Deneyimlemesi çok üst bir kavram. Ancak sezilebilir. Bakın: Ruhu sezebilme özelliği geçmişte Şamanlara verilmiş bir özellikti, şimdi hepinize açıldı. Hepinizin insanlığın birliğini hissetmenizi istiyorum. Ne yaptıklarına değil, kim olduklarına bakın. Bunu düşündüğünüzde ve hissettiğinizde etrafınızdaki herşeyi etkilediğini biliyor musunuz? Yüksek bilinçlilik bir tutkal gibidir- yapışkandır. Çevrenizdekileri etkiler ve onların sizi dengeli ve duyarlı bir kişi olarak görmelerine yardımcı olur. Hoşlarına giden ve zevk aldıkları bir şey görürler sizde. Sevgili dostlar, var olan herşeyle birlik içinde olanları saklamanız mümkün değildir. Onlar ışıl ışıldır! Işıkları göz kamaştırır ve coşkuyla, birlik içinde gülümserler.

Mutlak huzur
Ruha giden yolculuğumuz devam ediyor ve onun ikinci özelliğini fark ediyoruz ve hissediyoruz: Mutlak huzur. Bu sınırlı bir huzur değil, bireysel bir huzur da değil, geçici de değil. Bu tam ve sonsuz bir huzur. Kavrayışın dışına taşan bir huzur bu, çünkü mantıklı bir nedene dayanmıyor. Herhangi bir dış etki nedeniyle oluşmamış, sadece var olduğu için var. Huzurun kaynağı. Runun özüne bağlandığınızda, hayatınızda ne olursa olsun, herşey sonsuza kadar mükemmeldir, çünkü bu öz hayatınızla değil, yaradılış ve ötesiyle bağlantılıdır.
Evrenlerin yaratıldığı ve hayal bile edemediğiniz şeylerin doğal olduğu  yere götürür sizi. İşte sizler evren yaratıldığında orada- mutlak huzur içinde- olduğunuz için bunun bir parçasısınız. Bir yer düşünün, drama yok, sorunlar yok, sadece sevgi var ve siz istediğiniz an bu yere istediğinizde ulaşabiliyorsunuz. İşte  bu sizin huzur olan parçanız.

Ait olma
Yolculuğumuz sona yaklaşıyor. Bu konuya da pek değinmedik, bu sizin kimliğinizle ilgili. Ben buna ait olma diyeceğim. Daha önce defalarca tekrarladık: yalnız değilsiniz! Ah bunun anlamı sözlerin çok ötesine taşıyor. Tanrıya ait olmak nasıl birşey? Tanrının parçası olmak nasıl birşey? Coşku ve birlik ve huzur hepsi sizin ruhunuzun çevreliyor. Yüksek benliğiniz veya epifiz geçidiniz ya da Akaşanız değil önemli olan. Herşey. Siz zamansız ve sonsuzsunuz ve ana kaynağa aitsiniz. Yaratıcıya aitsiniz.
Bu ait olma sonsuza kadar ve mutlaktır. Bundan kaçamazsınız ve kopamazsınız. Tanrı olarak adlandırılan yaratıcı kaynağın bir parçası olduğunuz için hiçbir zaman ondan ayrı olamazsınız. Bu sizsiniz ve siz bunun içindesiniz. O nedenle kim olduğunuzu düşünürseniz düşünün her zaman ailenizlesiniz-sonsuza kadar.
Buna erişebilen başka birşey var mı? Hayır. Ruhunuzun özüne yaptığımız bu mecazi yolculuk sona ererken şunu söylemenizi istiyorum:
Coşku, birlik, huzur ve ait olma. Coşku, birlik, huzur ve ait olma. Coşku, birlik, huzur ve ait olma.

Ve böylece sizlere Şamanların sırrını vermiş oldum. Bazen saatlerce oturup bu kavramları ele alırlardı ve bunları fiziksel insan varlığından ayrımak veya onunla birleştirmek için uğraşırlardı, çünkü bunları daha belirgin veya somut hale getirebilecek bir yol ararlardı. Bunların özünü yakalamak ve bu öze sahip olup onu kullanmak istiyorlardı. Eski enerjide bunları hissetmek ama dokunamamak ve kullanamamak çok can sıkıcıydı. Şimdi durum değişmeye başladı.
İnsan DNA’sının spiritüel işerliği artıyor ve bu süreçte daha fazla enerji yüklenebiliyor. Sonunda güzel ve sonsuz ruhun özelliklerini sizler bedensel olarak tutabilir hale gelebileceksiniz. Üstadlar da bunu yapmıyor muydu? Evet. Onlara çekilmenizin nedeni işte buydu. Onlarda Tanrıyı hissediyordunuz ve insanlığın bir parçası olduğunuz için tepki veriyordunuz. Bugün onlara saygı duyuyorsunuz ve sonsuzluğun yüzüne dokunabilenleri hatırlıyorsunuz.

Hadi şimdi buraya geri dönün ve bana bakın. Tüm anlattıklarım sizin parçalarınız. Bugün, ilk defa, bu konuları açtık. Coşku, birlik, huzur ve ait olma. Şimdi tekrar soruyorum: Kimsiniz? Bu seçkin aletlere sahip olan sizler, kimsiniz? Size kim olduğunuzu söyleyeceğim.
Elinizi kaldırın ve dilerseniz şu açıklamayı yapın:
“Ben yaratıcı kaynağın bir parçasıyım. Yaşlı kadar yaşlıyım. Genç kadar gencim. Sonsuzum ve bilgeliğim hiç bitmez. İnsan olmama rağmen mucizeleri birlikte yaratabilirim, çünkü ruhum içimde uyanıyor ve Üstadlığın güzelliği artık bana çok yakın. Ben Tanrıyım.”

Sevgili dostlar, küçük bir adım bile önemlidir. Tüm bedeniniz ve hücreleriniz bu gerçeğe açılmaya hazır. Sizlerden her gün oturup bu öze dalmanızı istiyorum.
Coşku, birlik, huzur ve ait olma.
Ve öyledir.
Kryon

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder