Bashar:“Olağanüstü bir yaşam sürdürmek” etkinliğinin video kaydından alıntı. Katılımcılarla soru cevap bölümü. 22 Ekim 2014
“Hayatta her deneyimin iki işlevi olabilir”
Katılımcı: Hayatımla ilgili çok taleplerim var bugünlerde...
Bashar: Neden çok taleplerin var?
Katılımcı: Çünkü çok hayal kırıklığı içindeyim, mutsuzum, çünkü bana göre hak ettiğim yer ile gerçekte bulunduğum yer çok farklı.
Bashar: Peki seni olmak istediğin duruma gelmene engel olan duygunun hayal kırıklığı olduğunu biliyor musun? Sen kendin için olumsuz bir gelecek öngörüyorsun ve bu kehanetini gerçekleştiriyorsun.
Madem taleplerin var o zaman hayatındaki her bir deneyimi en iyi şekilde değerlendirmeyi talep et kendinden. Hayatındaki deneyimlerin iki işlevi olabilir. Sen hangisini tercih edersin? Olumlu mu yoksa olumsuz mu?
Katılımcı: Olumlu tabii ki.
Bashar: O zaman karşına çıkan her durumu olumlu şekilde yorumlamayı talep et kendinden. Böylece istemediğin olumsuz işlevi değil de hep olumlu olanı deneyimleyebilirsin.
Katılımcı: Bunun için bana bir örnek verebilir misiniz?
Bashar: Evet verebilirim. Bu örneği daha önce anlatmıştım. Radyo hırsızı. Bu kanalın bir dostu müziğe inanılmaz derecede tutkun. Çok ama çok tutkun. Müziksiz bir günü geçmiyor. Kendisi müzisyen. En büyük zevklerinden biri de arabasıyla şehrinizde gezerken radyosundan müzik dinlemek. Arabasına çok kaliteli ses veren belli bir markanın radyosunu almak istiyordu, ama o kadar parası olmadığı için ve o radyoyu alacak başka bir yol aklına gelmediği için, içindeki coşkuyu söndürmeden, elinden gelenin en iyisini yapma gayret ederek kendine bir radyo satın aldı. Bu radyo her ne kadar asıl istediği kadar iyi olmasa da onu mutlu ediyordu, çünkü o sahip olabildiği en iyi radyoydu. Radyoyu hemen arabasına monte ettirdi, ancak tam bir hafta sonra arabasına hırsız girdi, yerleştirildiği panoyu kırarak radyoyu çaldı ve kaçtı. Şimdi sizin gezegende birçok kişi bu durumu olumsuz olarak değerlendirerek sızlanmaya başlar. Ne kadar kötü! Neden benim başıma geldi? Neyi yanlış yaptım? Böyle bir şey yarattığıma göre acaba ben de olumsuz muyum? Oysa kendimi çok daha spiritüel sanıyordum!
İşte sizin düştüğünüz tuzak bu. Bu verdiğim örnek son derece spiritüel. Söz konusu kişi bunu bildiği için olumlu bakış açısını korudu. Durumu şöyle değerlendirdi: Bu olayın bana nasıl bir yarar sağlayacağını henüz bilmiyorum, ama mutlaka bir yararı olacaktır, çünkü ben bu olaydan yararlanmayı tercih ediyorum. Olumlu bir sonucu tercih ediyorum. Nasıl olacağını hiç bilmiyorum, ama olumlu sonuçlanacağından eminim.
Bizim adam, bu olumlu bakışı açısını koruyarak, gezegeninizde bu tür olaylar sonrasında yapılan işleri yerine getirdi. Polise durumu bildirdi, sigortaya başvurdu, arabasının tamiri ve yeni radyo için kendisine ödenen parayı aldı. Sonra bir tamirci buldu ve arabasını tamire götürdü. Tamirci hasarlı panele bir göz attı ve kötü görünüyor, ama tamiri çok kolay dedi. Sonra o kadar çabuk ve kolay bir şekilde paneli düzeltti ki para bile talep etmedi. Böylece sigortanın ödediği tamir parası o kişinin cebine kaldı. Radyo için ödenen paraya bu tutarı eklediğinde bir de baktı ki elinde tam kuruşu kuruşuna almak istediği ama parasının yetmediği o kaliteli radyonun fiyatı kadar para var.
İzin verdiğinizde süreç bu şekilde çalışır. Eğer o kişi olumsuz titreşime kapılsaydı, bu çok kötü, ben spiritüel bir insanım, neden bu başıma geliyor diyerek sızlansa idi, sigorta şirketi çok daha az para ödeyebilirdi, farklı bir tamirciye gidebilir, ücretsiz yapılabilecek bir işlem için yüksek bir bedel ödeyebilirdi. Çünkü kendi titreşimine benzer titreşimler çekeceği için olumsuz bir deneyim yaşardı, çünkü içinde bulunduğu duruma olumsuz bir anlam yüklemiş olurdu. Oysa o tam aksini yaptı. Olumlu bir anlam yükledi. Ona nasıl yarar sağlayacağını kestiremese bile olumu düşünmekten vazgeçmedi. Burada hırsızın niyeti hiç önemli değil, onun olumsuz korku kaynaklı senaryolardan gelmesi önemli değil, yoksunluk duygusu nedeniyle bir şeyler çalarak kendini güçlü hissetmesinin önemi yok. Hırsızın bulunduğu durumun önemi yok, çünkü olumluda kalmayı seçen o kişinin gerçekliğini etkileyemiyor. Bu iyi bir örnek oldu mu?
Katılımcı: Benim için bir hediye oldu. Teşekkür ederim
Bashar: Sen de bir hediyesin. Bunu hiç unutma. Sakın unutma. Hayatında olup biten her şey bir hediyedir. Her birini bir hediye gibi karşılarsan, hediye olarak deneyimlersin ve hayatının her gününü birbirinden güzel hediyeleri açarak geçirirsin.
www.Bashar.org

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder